Canlı İzle Dost FM Hatim Cüzü AlOkunan: 18

Hikmet Arayışları Ocak Ayı Konuları

01 Ocak 2013  Salı (19 Safer 1434-Hikmet Arayışları)

Mevzu: Çocuklara, îman hakikatleri dersi verilirken ve bilhassa ahirete îman anlatılırken nelere dikkat edilmelidir ?  (Âsa-yı Musa, 9. Hüccet-i îmaniye)

Mevzu ile alakalı âyet-i kerîme; Teğâbun sûresi, 15.âyet

02 Ocak 2013 Çarşamba (20 Sâfer 1434)

Mevzu:Cenab-ı Hakk’ı tanıyan ve seven; nihayetsiz saadete,nimete, envâra, esrâra, ya bilkuvve veya bilfiil mazhardır(Âsa-yı Musa, 10. Hüccet-i îmaniye-20. Mektup)

Mevzu ile alakalı âyet-i kerîme; Bakara sûresi, 165. âyet

03 Ocak 2013 Perşembe (21 Sâfer 1434)

Mevzu: Her şeyin hazineleri, Allah’ın yanındadır (Âsa-yı Musa, 10. Hüccet-i îmaniye-20. Mektup)

Mevzu ile alakalı âyet-i kerîme;Hicr sûresi, 21. Âyet

04 Ocak 2013 Cuma (22 Sâfer 1434)

Mevzu: İnsan, seçtiği ve yaşamaya çalıştığı ‘hayat tarzı ile’  mülkün yegane ve mutlak sahibinin Allah (c.c) olduğunu  ilan etmeye ve göstermeye çalışmakla mükelleftir (Âsa-yı Musa, 10. Hüccet-i îmaniye-20. Mektup)

Mevzu ile alakalı âyet-i kerîme; Yûnus sûresi, 31. Âyet

07 Ocak  2013 Pazartesi (25 Sâfer 1434)

Mevzu: Allah’a şükreden, O’nun nihayetsiz hazinelerinden haberdar olduğu için  ‘rızık endişesi’ taşımadan rızkını arar; Allah’ şükretmeyen ise, O’nun nihayetsiz hazinelerinden haberdar olamayacağı için, rızkını ararken ‘gittikçe artan endişeler ile’ rızkını  arar

Mevzu ile alakalı âyet-i kerîme; Zâriyât sûresi, 58. Âyet

08 Ocak 2013 Salı (26 Sâfer 1434)

Mevzu: Hayatın bütün ihtiyaçlarının Allah (c.c) tarafından temin edildiğinden gâfil olan insan; aslında yapmadığı ve yapamayacağı ve fakat ‘yaptığını zannettiği’ işler ile mücadele etmekten  ‘bu dünya hayatından da hakiki lezzeti alamadan’ ömrünü ızdıraplar ile geçirir

Mevzu ile alakalı âyet-i kerîme; Hicr sûresi, 23. Âyet

09 Ocak 2013 Çarşamba ( 27 Sâfer 1434)

Mevzu: Bütün ağaçların ve bilhassa çam ve katran gibi muhteşem ağaçların kuru bir taşta-toprakta tezgâhını atıp devamlı bir faaliyetin içinde olmaları, insanlara manen neler söylüyor, neleri hatırlatıyor?

Mevzu ile alakalı olarak, Risale-i Nur külliyatından okunabilecek yer

 Her şey, Cenâb-ı Hakk’ın nâmına hareket eder ki: Zerrecikler gibi tohumlar, çekirdekler; başlarında koca ağaçları taşıyor, dağ gibi yükleri kaldırıyorlar. Demek herbir ağaç, “Bismillâh” der. Hazine-i Rahmet meyvelerinden ellerini dolduruyor, bizlere tablacılık ediyor. (Sözler, 1. Söz)

10 Ocak 2013 Perşembe (28 Sâfer 1434)

Mevzu: Tabiat misalî bir matbaadır, tâbi değildir; nakıştır, Nakkâş değildir

Mevzu ile alakalı olarak, Risale-i Nur külliyatından okunabilecek yer

Tabiiyyunların, mevhum ve hakîkatsız tabiat dedikleri şey, olsa olsa ve hakîkat-ı hariciye sâhibi ise; ancak bir san’at olabilir, Sâni olamaz. Bir nakıştır, Nakkaş olamaz. Ahkâmdır, hâkim olamaz. Bir şerîat-ı fıtriyedir, Şâri olamaz. Mahlûk bir perde-i izzettir, Hâlık olamaz. Münfail bir fıtrattır, Fâtır bir fâil olamaz. Kanundur, kudret değildir; kâdir olamaz. Mistardır, masdar olamaz.(Tabiat Risalesinden)

11 Ocak 2013 Cuma (29 Safer 1434)

Mevzu: Her an huzûr-u İlâhîde bulunmak bahtiyarlığına eren kâmil insanların hayatları okunduğunda, onların en çok dikkat ettikleri hususun sünnet-i seniyyeye riâyetten hisselerini arttırmaya çalışmak olduğu görülecektir

Mevzu ile  alakalı âyet-i kerîme; Kalem sûresi, 4. âyet

14 Ocak 2013 Pazartesi ( 02 Rebîulevvel 1434)

Mevzu: Bu dünyada her bir mümine şehit olmak nasîp olmayabilir fakat Nisâ sûresinin 69. Âyeti dikkatlice okunduğunda kolaylıkla görülecektir ki, ‘şehitlere ebedî  hayatta yakın olmak-arkadaş olmak’ her bir mümine açık olan bir kapıdır (Mektûbat, 1. Mektup)

Mevzu ile alakalı âyet-i kerîme; Nisâ sûresi 69. Âyet

15 Ocak 2013 Salı (03 Rebîulevvel 1434)

Mevzu: Tevekkül, kanaat ve iktisat öyle bir hazine ve bir servettir ki, hiçbir şey ile değişilmez (Mektubat, 2. Mektup)

Mevzu ile alakalı âyet-i kerîme; Âl-i İmran sûresi, 159. Âyet

16 Ocak 2013 Çarşamba  (04 Rebîulevvel 1434)

Mevzu:Taksi, otobüs ve asansör gibi vasıtalara binerken,  Zuhruf  sûresinin 13. Âyetini okumaya dikkat ve devam eden bir mümin, dünyanın da muhteşem ve muazzam bir gemi olduğu hakikatini Allah’ın ihsanı ile fark etmeye başlar (Mektubat; 3. Mektup)

Mevzu ile alakalı âyet-i kerîmeler; Zuhruf sûresi 13. Âyet ve Mülk sûresi,  15.âyet

17 Ocak 2013 Perşembe (05 Rebîulevvel 1434)

Mevzu: ‘Vedûd’ ism-i İlâhîsinin tecellîsine  mazhariyetten hissesi ziyade olan evliyalar, kâinata ve hadiselere nasıl bakmışlar? (Mektubat; 4. Mektup)

Mevzu ile alakalı olarak, Risale-i Nur külliyatından okunabilecek yer

Ehl-i hakîkatın bir kısmı nasılki İsm-i Vedûd’a mazhardırlar ve âzamî bir mertebede o ismin cilveleriyle, mevcûdâtın pencereleriyle Vâcibü’l-Vücûd’a bakıyorlar..(Mektubat; 4. Mektup)

18 Ocak 2013 Cuma (06 Rebîulevvel 1434)

Mevzu: İçinde bulunduğumuz asırda, maddî ulaşım vasıtaları önceki asırlar ile kıyaslandığında çok sür’atli oldukları gibi, manevî yolculukla ilgili vesîleler de –değerlendirebilenler için-  Cenab-ı Hakk’ın rahmeti ile çok sür’atli hale gelmişlerdir. Nasıl? (Mektubat; 5. Mektup)

Mevzu ile alakalı olarak, Risale-i Nur külliyatından okunabilecek yer

 Eskiden kırk günden tut, tâ kırk seneye kadar bir seyr ü sülûk ile ba’zı hakâik-i îmaniyeye ancak çıkılabilirdi. Şimdi ise Cenâb-ı Hakk’ın rahmetiyle, kırk dakikada o hakâika çıkılacak bir yol bulunsa; o yola karşı lâkayd kalmak, elbette kâr-ı akıl değil... (Mektubat, 5. Mektup)

21 Ocak 2013 Pazartesi (09 Rebîulevvel 1434)

Mevzu:Bir insan, nihayetsiz âcizliğini, nihayetsiz fakirliğini hissederek Allah’a iltica ederse; o insana nur kapısı açılır, zulmetler dağılır (Mektubat, 6.Mektup)

Mevzu ile alakalı olarak, Risale-i Nur külliyatından okunabilecek yer

 “Evet evet.. acz ve tevekkül ile, fakr ve ilticâ ile nur kapısı açılır, zulmetler dağılır. (Mektubat; 6. Mektup)

22 O Ocak 2013 Salı (10 Rebîulevvel 1434)

Mevzu: İslâmiyetin aile hayatı ile ilgili esaslarının en ehemmiyetli râvileri ve hameleleri, ezvâc-ı tâhirâttır ve mezkûr vazifeyi ezvâc-ı tâhirât en güzel şekilde îfa etmişlerdir (Mektubat, 7.Mektup)

Mevzu ile alakalı olarak, Risale-i Nur külliyatından okunabilecek yer

Zât-ı Risâletin(a.s.m); akvâli gibi, ef’al ve ahvâli ve etvar ve harekâtı dahi menâbi-i din ve şerîattır ve ahkâmın me’hazleridir. Şıkk-ı zâhirîsine Sahabeler hamele oldukları gibi, hususî dâiresinde mahfî ahvalâtından tezâhür eden esrar-ı din ve ahkâm-ı şeriatın hameleleri ve râvileri de, Ezvâc-ı Tâhirattır ve bilfiil o vazifeyi îfa etmişlerdir. Esrar ve ahkâm-ı dinin hemen yarısı, belki onlardan geliyor. Demek bu azîm vazifeye, bir çok ve meşrebce muhtelif  Ezvâc-ı Tâhirat lâzımdır.(Mektubat; 7. Mektup)

23 Ocak 2013 Çarşamba (11 Rebîulevvel 1434)

Mevzu: Allah’ın (c.c); güzel isimlerinden ‘Rahmân’ ve ‘Rahîm’ isimlerinin kâinatta ve insan üzerindeki tecellîlerinden misaller (Mektubat; 8. Mektup)

Mevzu ile alakalı olarak, Risale-i Nur külliyatından okunabilecek yer

Kardeşim, ben ‘Er-Rahmânü’r Rahîm’ isimlerini öyle bir nûr-u a’zam görüyorum ki, bütün kâinatı ihâta eder ve her ruhun bütün hâcât-ı ebediyesini tatmin edecek ve hadsiz düşmanlarından emîn edecek, nurlu ve kuvvetli görünüyorlar. Bu iki nûr-u a’zam olan isimlere yetişmek için en mühim bulduğum vesîle; fakr ile şükr, acz ile şefkattir. Yâni: Ubûdiyet ve iftikardır. (Mektubat; 8. Mektup)

24 Ocak 2013 Perşembe (12 Rebîulevvel 1434)

Mevzu:Aşk-ı mecâzî, aşk-ı hakîkiye inkılap edebilir mi? Nasıl? (Mektubat; 9. Mektup)

Mevzu ile alakalı olarak, Risale-i Nur külliyatından okunabilecek yer

Aşk, şiddetli bir muhabbettir; fâni mahbûblara müteveccih olduğu vakit ya o aşk kendi sâhibini dâimî bir azab ve elemde bırakır; veyahut o mecâzî mahbûb, o şiddetli muhabbetin fiatına değmediği için bâkî bir mahbûbu arattırır; aşk-ı mecâzî, aşk-ı hakîkiye inkılâb eder.(Mektubat, 9. Mektup)

Sen kendi mâhiyetine bak ki: Senin lâtifelerin içinde öyle bir lâtîfe var ki, ebedden ve ebedî zâttan başkasına razı olamaz. Ondan başkasına teveccüh edemiyor. Mâsivasına tenezzül etmez. Bütün dünyayı ona versen, o fıtrî ihtiyacı tatmin edemez. O şey ise, senin duygularının ve lâtifelerinin sultanıdır. Fâtır-ı Hakîm’in emrine mutî olan o sultanına itaat et, kurtul!..(Lemalar, 17. Lema, 1. Nota)

25 Ocak 2013 Cuma (13 Rebîulevvel 1434)

Mevzu: Nasihatta-insanlara yapılacak hatırlatmalarda ve îkazlarda tesiri yaratan Allah’tır, fakat nasihat edenin, îkazlarda bulunanların da riâyet etmeleri gereken esaslar vardır; bu esaslar nelerdir? (Mektubat, 9. Mektup)

Mevzu ile alakalı âyet-i kerîme; Nahl sûresi, 125. Âyet

28 Ocak 2013 Pazartesi ( 16 Rebîulevvel 1434)

Mevzu: Kâfirlerin, kâfir olarak ölenlerin; ahirette ebedî cehenneme atılmalarını, aklına ve merhametine sığıştıramayan ve kabul etmeyen de îmanını kaybetmiş olur(Mektubat; 12. Mektup)

Mevzu ile alakalı âyet-i kerîme; Nisâ sûresi, 169. âyet

29 Ocak 2013 Salı ( 17 Rebîulevvel 1434)

Mevzu: ‘Her insanın başına gelen her işte, iki sebep vardır; biri zâhirî, diğeri hakiki sebeptir’ hakikatini nasıl anlamalıyız?

Mevzu ile alakalı olarak, Risale-i Nur külliyatından okunabilecek yer

Herşeyde, her musîbette, husûsan beşer eliyle gelen zulümlü musîbetlerde, Risâle-i Kader’de beyan edildiği gibi, iki sebeb var:

Biri: Zâhiren esbâba bakan beşerdir.

Diğeri: Kader-i İlâhidir. Beşer zâhirî esbâba bakar, ba’zan yanlış eder, zulmeder. Fakat kader başka noktalara bakar, adâlet eder. (KastamonuLahikası)

30 Ocak 2013 Çarşamba (18 Rebîulevvel 1434)

Mevzu: Her şey kendine bakan cihette (yani mana-yı ismiyle) hiçtir; fakat  Cenab-ı Hakk’ın güzel isimlerine bakan cihetiyle (yani mana-yı harfî ile) çok değerlidir

Mevzu ile alakalı olarak, Risale-i Nur külliyatından okunabilecek yer

 Herşey, ma’na-yı ismiyle ve kendine bakan vecihte hiçtir. Kendi zâtında müstakil ve bizâtihî sâbit bir vücûdu yok. Ve yalnız kendi başiyle kaim bir hakîkatı yok. Fakat Cenâb-ı Hakk’a bakan vecihte ise, yâni ma’na-yı harfiyle olsa, hiç değil. Çünkü, onda cilvesi görünen esma-i bâkiye var. Ma’dûm değil; çünkü sermedî bir vücûdun gölgesini taşıyor. Hakîkatı vardır, sâbittir, hem yüksektir. Çünkü mazhar olduğu bâki bir ismin sâbit bir nevi gölgesidir. (Mektubat, 15. Mektup)

31 Ocak 2013 Perşembe (19 Rebîulevvel 1434)

Mevzu: Sevdiklerinden birisi vefat eden, sevdiğinin gittiği âleme yani ahirete bu vesîle ile alakasını arttırırsa; bu hal, vefat eden ile vefat edenin dünyada kalan akrabası arasında en güzel bir ‘manevî yardımlaşma’ hali olur

Mevzu ile alakalı olarak, Risale-i Nur külliyatından okunabilecek yer

‘Gerek peder ve gerek vâlide, veledini bütün dünya gibi severler. Veledi elinden alındığı vakit, eğer bahtiyar ise, hakîki ehl-i îman ise; dünyadan yüzünü çevirir, Mün’im-i Hakîki’yi bulur. Der ki: “Dünya mâdem fânidir, değmiyor alâka-i kalbe...” Veledi nereye gitmişse oraya karşı bir alâka peyda eder, büyük ma’nevî bir hal kazanır. (Mektubat, 17. Mektup)


     Paylaş Bu yazı toplam 1231 defa okundu
      
YORUMLAR
 
 
Henüz yorum eklenmemiş
Yorum Yaz Tüm Yorumlar