Hikmet Arayışları Eylül 2018 Konuları

BİRİNCİ HAFTA (17-21 Eylül)
Pazartesi:

Dertler; bazen bir nev’i derman olabilir. Nasıl?
-Hastalık bir dert olarak görünür. Hasta olan bir insan; hastalık vesilesiyle ‘bu dünyaya niçin gönderildiğini’ düşünmeye başlarsa -ki başlayabilir- hastalık denilen ‘maddi dert’ manevi çok büyük dertlerden kurtulmaya vesile olabilir..
-İş hayatında maddi daralmalar bir dert olarak görünür.. Maddi daralmalar; manevi dertlerin ilacı olabilir..
-İnsanın aile hayatında karşılaştığı sıkıntılar bir ‘dert’ olarak görünür fakat bu dert değerlendirildiği takdirde bir çok manevi dertlerden kurtulmaya ve korunmaya vesile olabilir. Nasıl?
—————————————————————
Salı:

“Küfür; nihayetsiz bir cinayettir. Nihayetsiz cinayet ise, nihayetsiz azabı îcab eder…” cümlesi ile ifade edilen hakikati nasıl anlayabiliriz?
————————————————————-
Çarşamba:

Nas suresinde; ‘cinlerden ve insanlardan olan şeytanlardan’ haber veriliyor.. Bu haber; her bir insanı öncelikle nasıl düşündürmelidir?
————————————————————-
Perşembe:

İnsanı dergâh-ı İlahiyeye kamçı vurup sevkeden en keskin ve müessir saik nedir
-İnsanı dergâh-ı İlahiyeye kamçı vurup sevkeden en keskin ve müessir saik, hastalıklardır…

Cuma:

Bu dünyada ömrün uzaması ile ilgili haberler, insanı heyecanlandırıyor.. Uzun ömür arzusunu hakiki manada ancak ahiret hayatı tatmin eder… Niçin?
“Ey insanlar! Fâni, kısa, faidesiz ömrünüzü; bâki, uzun, faideli, meyvedar yapmak ister misiniz? Madem istemek insaniyetin iktizasıdır, Bâki-i Hakikî’nin yoluna sarfediniz. Çünki Bâki’ye müteveccih olan şey,
bekanın cilvesine mazhar olur. Madem her insan gayet şiddetli bir surette uzun bir ömür ister, bekaya âşıktır ve madem bu fâni ömrü, bâki ömre tebdil eden bir çare var ve manen çok uzun bir ömür hükmüne geçirmek mümkündür.
Elbette insaniyeti sukut etmemiş bir insan, o çareyi arayacak ve o imkânı bilfiile çevirmeye çalışacak ve tevfik-i hareket edecek. İşte o çare budur:
Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız. “Lillah, livechillah, lieclillah” rızası dairesinde hareket ediniz. O vakit sizin ömrünüzün dakikaları, seneler hükmüne geçer.” ( Lem’alar/3. Lem’a’dan)

İKİNCİ HAFTA (24-28 Eylül)

24 Eylül Pazartesi:

Sekerat vaktinde şeytan vesvesesiyle akla şübheler verip tereddüde düşürebilir…
O halde; sekeratta vaktinde imanlı olarak bu dünyadan ahirete gidebilmek için nelere dikkat edilmelidir?

25 Eylü lSalı:

İktisat eden; maişet konusunda yani kedisinin ve ailesinin temel ihtiyaçlarını temin hususunda çok zahmet çekmez.
“İktisad eden, maişetçe aile belasını çekmez” mealinde
???? ??????? ???? ?????????
hadîs-i şerifi sırrıyla: İktisad eden, maişetçe aile zahmet ve meşakkatini çok çekmez.
Evet iktisad, kat’î bir sebeb-i bereket ve medar-ı hüsn-ü maişet olduğuna o kadar kat’î deliller var ki, hadd ü hesaba gelmez. “ ( Lem’alar/19. Lema/Dördüncü Nükte’den)

26 Eylül Çarşamba:

İnsanları; İslama ve islamı yaşamaya davet ederken; hikmetle davet etmek gerekir.
“- (Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel nasihat ile davet et ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir.
O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.” ( Nahl suresi; 125. ayetin meali)

27 Eylül Perşembe:

İmanı daima yenilemek niçin elzemdir?
-İmanımızı daima YENİLEMELİYİZ.
Çünkü;
-İnsan daima YENİLENİYOR..
-Her bir insana hususi olan hizmetkar edilen kainat daima YENİLENİYOR..
-Şeytan insanın gafletinden istifade edip imanı zedeleyecek şüpheler verebiliyor ve böylece kalpteki iman nurunun kapanmasına sebep olabiliyor..
-Mü’min bazen kalbindeki imanı sarsabilecek sözler söyleyebiliyor veya davranışlar sergileyebiliyor.. Nasıl?
Yukarıdaki DÖRT HUSUS daima imanı yenilemeyi gerektiriyor..
-İman nasıl yenilenir?

28 Eylül Cuma:

Bitkilerin ve hayvanların haklarına hakiki hürmet nedir?
-Bitki ve hayvanların; esma-i hüsnaya ayna olduklarını görmek; onlara ‘hakiki hürmettir’.
-Bitki ve hayvanların; Allah’ın emirlerine göre hareket ettikletine ve Allah namına ve O’nun emriyle bizlere hizmet ettiklerine şahit olmak, onlara ‘hakiki hürmettir’..
-Bitki ve hayvanların; Allah’ın her şeyi kuşatan rahmetiyle vazifelerinden memnun olduklarına şahit olmak, onlara ‘hakiki hürmettir’..

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak .